İskender Pala'nın tüm kitaplarını keyifle okudum. Onun yazma hızına yetişemiyor olsam da takip etmeye çalışıyorum. Her kitabında yeni bir konu ve yeni bir heyecan... İnsanın tarihe, tarihine bakışını değiştiriyor. Okuduğum (okumaya devam ettiğim) kitabı Abum Rabum, orta doğunun dünü ve bugünü, ortadoğudan uzak ülkerin ortadoğuya duyduğu ilgiyi bir başka açıdan değerlendirmiş. Heyecanla okumaya devam ediyorum. Okudukça "gerçekten de öyle olabilir" dediğim çok yer oldu. Bugünü anlamak için geçmişi anlamanın önemli olduğunu düşünenlerdenim. Bu öğrenmenin edebi bir eserle olamayacığını da biliyorum elbette. Ne demiştik, yeni bir bakış açısı...
hya
17 Aralık 2020 Perşembe
8 Eylül 2018 Cumartesi
İSTANBUL'DA ÇOCUK OLMAK
İstanbul'da çocuk olmak demek bahçede oynayamamak, ağaçlara tırmanamamak demek. Araba yolunda maç yapmak, tam da en iyi şutu atacakken yoldan geçen arabanın buna engel olması demek. Oyunun en heyecanlı yerinde komşu teyzenin bağırtısıyla oyunu bitirmek demek. Parka gitmek, salıncakta sallanmak için sıra beklemek demek. Okula gitmek için serviste dakikalarca yolculuk yapmak demek. Kışın kara bata çıka yürüyememek demek. Koluna takılmış bir çip ile sürekli kontrol ediliyor olmak demek. Özetle çocuk için hazırlanmış steril alanlarda hayatı tanımamak demek.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)